Barlas Uyar Eraslan
Hukuk Bürosu
Öngörü
03.11.2010

Anonim ve Limited Şirketlerde Toplantı ve Karar Nisapları

 Türk uygulamasında en çok karşılaşılan şirket tipi Anonim ve Limited Şirkettir. Bu bakımdan, bu şirket tipleri ile ilgili bilgilere ana hatlarıyla değindikten sonra bu şirket tiplerine ait toplantı ve karar nisapları ile devam edeceğiz.

I-Anonim Şirketler
 
Bir Anonim şirketin kurulması için şirkette pay sahibi en az beş kurucunun bulunması şarttır. Sermayesi en az 50.000 YTL’dir, ancak bu miktar, Bakanlar Kurulunca on katına kadar arttırılabilir.
 
Anonim şirket ortaklarının mesuliyeti, taahhüt etmiş oldukları sermaye ile sınırlıdır.
 
Anonim şirketler, kanunen yasak olmayan her türlü iktisadi maksat ve konular için kurulabilirler. Şu kadar ki; ana sözleşmede şirket mevzuunun hudutlarının açıkça gösterilmiş olması şarttır.
 
Yönetim kurulu en az 3 kişiden oluşur ve üyeleri en çok üç yıl süreyle seçilirler. Anonim şirketler kanunlarda yazılı ticari defterlerin dışında; ortaklar pay defteri, toplantı ve karar defteri ve idare meclisi kararlar defteri tutmak zorundadırlar.
 
Anonim şirketler tahvil çıkartabilirler ve çıkartılan hisse senetleri, hamiline veya nama yazılı olur. Tahvil çıkarıldığı takdirde şirketçe nama yazılı tahvillerin kaydına mahsus bir defter tutulur.
 
Ayrıca anonim şirketlerde en az bir kişiden oluşan denetim kurulu vardır. Denetçiler, pay sahibi olan ve olmayanlar arasından seçilebilir.
 
Ek olarak, her yıl olağan genel kurul yapma zorunluluğu vardır. Olağan genel kurul her hesap devresi sonundan (Aralık 31- Mart 31) itibaren üç ay içinde toplanır.
 
Anonim ortaklıkların yönetim kurulu kararlarına karşı kural olarak iptal davası açılamaz. Ancak bazı durumlar ve özellikle pay sahiplerinin kişisel haklarını ihlal eden yönetim kurulu kararları hakkında iptal davası açılabilir. Yasalara aykırı ve batıl olan bir yönetim kurulu kararı için genel kurula başvurulmadan dava açılır.
 
Ayrıca anonim şirketlerde imtiyaz, aynı anda birden fazla paya tanınabileceği gibi, yalnızca tek bir pay için dahi öngörülebilir.
 
Anonim şirketin sermayesinin en az %10’unu temsil eden pay sahipleri azınlık olarak tanımlanır.
 
Azlık genel kuruldan yönetim kurulu üyeleri kararları aleyhine dava açılmasını talep ettiği takdirde, genel kurul talep tarihinden itibaren bir ay içinde dava açmaya mecburdur.
Genel kurulun toplantı tarihinden itibariyle şirket sermayesinin en az onda birini temsil eden pay sahipleri aşağıdaki durumlarda genel kuruldan özel denetçi atanmasını isteyebilirler;
 
-Son iki yıl içinde şirketin kuruluşuyla ilgili bir suistimal vukuu veya
-Son iki yıl içinde şirketin idare muameleleri ile ilgili bir suistimal vukuu veya
-Yasa yahut ana sözleşme hükümlerine önemli bir surette aykırı hareket olunduğu veya
bilânçonun gerçek olmadığı.
 
Azlık, şirketin idare meclisi azaları veya müdürleri aleyhine denetçilere müracaat edebilir.
 
Azlığın gerektirici sebepleri bildiren yazılı talepleri üzerine, yönetim kurulunun genel kurulu olağanüstü toplantıya davet etmesi veya genel kurul zaten toplanıyor ise müzakeresi istenilen maddelerin gündeme konulması mecburidir. Ana sözleşme ile bu konuda talep hakkına haiz kimselerin sahip olmaları gereken payların miktarı %10’dan daha az miktara indirilebilir.
Türk Ticaret Yasası'nın 377. maddesi hükümlerine göre bilânçonun tasdiki hakkındaki müzakereler, azınlığın talebi üzerine bir ay sonraya bırakılır.
 
Anonim şirketlerde ana sözleşmede daha ağır bir nisap öngörülmemişse genel kurul toplantılarında gerekli olan toplantı ve karar nisapları aşağıda gösterilmiştir.
 
A- Toplantı Nisapları
 
1. Olağan genel kurul toplantı gündemini oluşturan konuların görüşüleceği genel kurul toplantısında şirket sermayesinin en az 1/4'ünü temsil eden pay sahiplerinin veya temsilcilerinin hazır bulunmaları şarttır. İlk toplantıda bu nisabın bulunmaması halinde yapılacak ikinci toplantıda hazır bulunan pay sahipleri veya vekillerinin temsil ettikleri sermayenin miktarı ne olursa olsun müzakere yapmaya ve karar vermeye yetkilidir.
 
2. Şirketin tabiiyetini değiştirmek veya pay sahiplerinin taahhütlerini artırmak hususundaki müzakereler için bütün pay sahiplerinin veya temsilcilerinin hazır bulunmaları şarttır.
 
3. Şirketin mevzuu veya nev'inin değiştirilmesine ilişkin genel kurul toplantılarında şirket sermayesinin en az üçte ikisine sahip olan pay sahiplerinin veya temsilcilerinin hazır bulunması şarttır. İlk toplantıda bu nisabın sağlanamaması durumunda yapılacak ikinci toplantıda ise esas sermayenin yarısına sahip olan pay sahiplerinin veya temsilcilerinin hazır bulunmaları gerekir.
 
4. Yukarıda belirtilen hususlar dışındaki değişiklikler ile şirket sermayesinin arttırılması veya azaltılması için yapılacak genel kurul toplantılarında şirket sermayesinin en az yarısına sahip olan pay sahiplerinin veya temsilcilerinin hazır bulunması şarttır. İlk toplantıda bu nisap olmaması nedeniyle en geç bir ay içinde yapılacak ikinci toplantıda müzakere yapılabilmesi için şirket sermayesinin en az üçte birine sahip olan pay sahiplerinin ve temsilcilerinin hazır bulunması yeterlidir.
 
5. İmtiyazlı pay sahipleri genel kurul toplantısında müzakere yapılabilmesi için, imtiyazlı payların en az yarısına sahip pay sahiplerinin veya temsilcilerinin hazır bulunmaları şarttır. İlk toplantıda bu nisabın olmaması halinde en geç bir ay içinde yapılacak ikinci toplantıda imtiyazlı payların en az üçte birine sahip olan pay sahiplerinin veya temsilcilerinin hazır bulunması yeterlidir.
 
6. Genel kurul toplantısında tahvil ihracının müzakere edilebilmesi için şirket sermayesinin en az yarısına sahip pay sahiplerinin veya temsilcilerinin hazır bulunmaları şarttır. İlk toplantıda bu nisabın sağlanamaması halinde en geç bir ay içinde yapılacak ikinci toplantıda ise esas sermayenin üçte birine sahip pay sahiplerinin veya temsilcilerinin hazır bulunması gereklidir.
 
7. Genel kurul toplantılarında şirketin tasfiyesi ile bir başka şirketle birleşmesinin müzakeresinin yapılabilmesi için şirket sermayesinin en az üçte ikisine sahip pay sahiplerinin veya temsilcilerinin hazır bulunmaları şarttır. İlk toplantıda bu nisabın olmaması halinde yapılacak ikinci toplantıda ise, esas sermayenin yarısına sahip olan pay sahiplerinin veya temsilcilerinin bulunması gereklidir.
 
8. Genel kurul toplantısında, şirket aktiflerinin toptan satışının müzakere edilebilmesi için şirket sermayesinin en az yarısına sahip pay sahiplerinin veya temsilcilerinin hazır bulunması şarttır. İlk toplantıda nisabın olmaması halinde en geç bir ay içinde yapılacak ikinci toplantıda esas sermayenin üçte birine sahip pay sahiplerinin veya temsilcilerinin bulunması yeterlidir.
 
9. Eğer ikinci toplantı, birinci toplantıdan sonra bir ay içinde toplanmaz ise, birinci toplantı için gereken nisaplar ikinci toplantı için de uygulanır.
 
B- Karar Nisabı
 
Şirketin tabiiyetini ve pay sahiplerinin taahhütlerini değiştirmek için oybirliğinin gerekli olması yanında, geri kalan değişiklikler için oy çokluğu yeterli olacaktır.
 
II-Limited Şirketler
 
Öncelikle belirtmek gerekir ki kanun, limited şirketler için toplantı nisabı öngörmemiştir.
 
Limited Şirketlerde, sermaye payına sahip olan kişilere ‘ortak’ denir. Anonim şirketlerden farklı olarak ortaklık mevkiini pay değil, paya sahip olan kişiler oluşturur.
Sermayesi en az 5.000 YTL, her bir sermaye payı 25 YTL ve katları olmak zorundadır.
En az bir müdür tarafından yönetilirler ve müdür, ortaklar veya ortak olmayanlardan seçilebilir.
Ayrıca ortak sayısı yirmiden az olan şirketler için her yıl genel kurul yapma zorunluluğu yoktur. Limited şirketler sigorta acenteliği hariç sigortacılık yapamazlar, bankacılık yapamaz, faktoring şirketi olamazlar. Hisse senedi ve tahvil çıkaramazlar. Menkul değerlerle ilgili aracılık faaliyetinde bulunamazlar. Limited şirketler varlık yönetim şirketi, finansal kiralama şirketi olamazlar, bireysel emeklilik, yatırım şirketi olamazlar.
Serbest muhasebeci ve yeminli mali müşavirler şirket kurmaları halinde bu unvanları kazandıklarına dair belgenin bir suretini ibraz etmeleri gerekir. Ancak müdür mali müşavir olmak zorundadır.
 
A- Karar Nisapları
 
Limited şirket genel kurul karar yeter sayısı TTK.'nun 536. Maddesinin 3. fıkrasında "ödenmiş esas sermayenin hiç olmazsa yarısından fazlasını temsil eden ortakların müzakere edilen husus lehine rey vermiş olması gerekir" şeklinde belirtilmiştir. Bu oran ortaklık ana sözleşmesiyle artırılabilir; azaltılması ise yasaya aykırılık oluşturur. Ancak limited şirketlerde alınacak bazı kararlarda ortak sayısı, karar için gerekli olan sermayeyi temsil eden oran ile birlikte önem arz edebilir.  Limited şirket karar nisapları aşağıdaki gibidir;
 
1. Ana sözleşme değişikliği için sermayenin 2/3’ünü temsil eden ortakların olumlu oyu gereklidir.
 
2. Ortakların sorumluluğunun artırılması için tüm ortakların oybirliği gereklidir.
 
3. Pay devri için hem sermayenin hem de ortakların ¾’ünü oluşturan ortakların olumlu oyu gereklidir.
 
4. Bir ortağa ait payın iflas veya icra dairesinde açık artırma ile satılması ve payı alan kişinin yeni ortak olarak şirkete girmesi için takibe uğrayan ortağın dışındaki tüm ortakların oy birliği gereklidir.
 
5. Takibe uğrayan payın iflas ve icra dairesinin muvafakati halinde başka bir ortak veya 3. Kişiler tarafından devir alınması için bütün ortakların oy birliği gereklidir.
 
6. Takibe uğrayan ortağın payının gerçek değeri üzerinden alınarak şirketten çıkarılması için esas sermayenin çoğunluğuna sahip ortakların çoğunluğu gereklidir.
 
7. Sermaye koyma borcunu usulüne göre yapılan ihtarlara rağmen ödemeyen ortağın şirketten çıkarılması için esas sermayenin çoğunluğuna sahip ortakların olumlu oyu gereklidir.
 
8. Sermaye koyma borcunu yerine getirmediğinden şirketten çıkarılan ortağın payı başka bir ortak tarafından gerçek değeri üzerinden alınmaması veya payın şirketçe açık artırma ile satılması dışında başka bir şekilde paraya çevrilmesi için tüm ortakların oy birliği gereklidir.
 
9. Kanunla ağırlaştırılmış nisap aranan konuların dışında kalan ortaklar kurulu kararı için esas sermayenin yarısından fazlasına sahip ortakların olumlu oyu gereklidir.
 
10. Şirketin fesih ve tasfiyesi için ana sözleşmede aksine bir hüküm yoksa esas sermayenin ¾’üne sahip ortakların ¾’ünün olumlu oyu gereklidir.
 
11. Haklı sebeplerle bir ortağın şirketten çıkarılmasının mahkemeden istenmesine ilişkin karar için esas sermayenin yarısından fazlasına sahip ortakların mutlak çoğunluğu gereklidir.
 
B- Limited Şirketlerde İhtilaflı Bölüm
 
TTK.nun 435. maddesi uyarınca limited şirkete kayyım atanması mümkündür. Öte yandan, 559 sayılı KHK ile değişik TTK.nun 537.maddesi hükmüne göre limited şirketlerde ana sözleşmede aksine hüküm olmadıkça her ortağın oy hakkı, koyduğu sermaye miktarına göre hesaplanacaktır. Bu kural, iki ortaklı limitet şirketler için de geçerlidir. Dolayısıyla, iki ortaklı bir limited şirketle oy çoğunluğunu elinde bulunduran ortağın objektif iyi niyet kuralları çerçevesinde ana sözleşmeye dayanarak tek başına ortaklık müdürünü ataması veya değiştirmesi mümkündür.
 
Türk Medeni Kanunu'nun 397/2.maddesi hükmü uyarınca vesayet makamı, sulh hukuk mahkemesidir. Aynı Kanunu'nun 427/4 maddesi ile de bir tüzel kişinin gerekli organlardan yoksun kalması ve yönetiminin başka yoldan sağlanmaması halinde vesayet makamının yönetim kayyımı atayacağı öngörülmüştür.
 
İki ortaklı limited şirkette uyuşmazlık, ortaklardan birinin diğer ortağın şirketten çıkarılmasına izin verilmesini mahkemeden isteyebilip, isteyemeyeceği noktasında toplanmaktadır.
 
Tüzel kişiliğe haiz limited şirkette ortak sayısı TTK’nın 504/1. maddesindeki emredici nitelikteki hükmüne göre ikiden az ve elliden çok olamaz. Bu açık hükümler karşısında limited şirketin kuruluşunda en az iki ortağın mevcudiyeti zorunlu bir koşul olarak getirilmiş bulunmaktadır. Her ne kadar TTK.nun 504/2. maddesi ortak sayısının bire inmesi halinde uygun bir süre içinde bu eksikliğin tamamlanması olanağı tanınmışsa da bu hüküm ilk fıkradaki emredici nitelikteki genel hükmü ortadan kaldıran bir hüküm olarak yorumlanamaz.
 
Bu fıkra ancak ortaklardan birinin ölümü veya medeni haklar kullanma ehliyetini kaybetmesi gibi hallerde diğer bir deyişle o ortağın kendi iradesi dışında oluşan sebeplere hasredilerek yorumlanması gerekir.
 
Sınırlı sorumluluk esasına dayanan limited şirkette ise, bir tek ortakla bu şirketin devamına imkân tanınması halinde, o şirketin gerçek niteliği itibariyle bir kişi firması haline dönüşmüş olmasına ve bu nedenle de sınırsız sorumluluk ilkelerine tabi olması gerektiği halde, kalan tek ortağın içi boşalmış şirketin tüzel kişilik niteliğinden yararlanarak sermaye ile sınırlı bir sorumluluk ilkesine dayanabilecektir ki, kanun koyucunun amacının bu olmadığı da açıkça ortadadır.
 
Görüldüğü gibi, iki ortaklı limited şirketlerde fazla payı elinde bulunduran ortağın diğer ortağı çıkarması ancak ve ancak kanunda yazılı sebepler(ölümü, fiil ehliyetini yitirmesi) dahilinde mümkündür.
 
Ortakların sayısı sonradan bire iner veya şirketin zaruri organlarından biri mevcut olamazsa münasip bir müddet içinde bu eksiklikler tamamlanmadığı takdirde ortaklardan birinin veya şirket alacaklısının talebi üzerine mahkeme şirketin feshine karar verir. Mahkeme taraflardan birinin talebi üzerine gerekli ihtiyati tedbirleri alabilir.
Print This Page